İnsanlar var oldukları sürece hastanelerde var olacaktır. İnsanların günlük yaşamlarında ihtiyaç duydukları birçok sosyal yapı vardır. Hastanelerde o yapılardan birisidir. Her gün bir sürü kişi hastalanmakta ve hastalığına çözüm bulabilmek için hastaneye başvurmaktadır. Bazı kişiler hastalıkları nedeniyle hastanelerde uzun vakit geçirmek zorunda kalırlar. Bu hastaların üzerinde var olan stresi biraz da olsun azaltabilmesi için hastane ortamını çok iyi olması gerekir. Zaten hastalıktan dolayı moral bozukluğu yaşayan hasta bir de hastanede sıkıntı yaşamamalıdır. Bu nedenle hastaneler kişilerin isteklerini karşılayabilecek konumda olmalı ve hastanede bulunan doktorların hastalarla olan ilişkileri iyi olmalıdır. İzmir hastaneleri bu konuda en önde gelen hastanelerdendir. Hastaların ihtiyaçlarına cevap verici olarak hareket etmekte ve onların bu zor zamanları en iyi şekilde atlatmalarını sağlamaktadır. Özel İzmir hastaneleri hasta memnuniyetine oldukça önem vermektedir. Çünkü kişilerin psikolojisi üzerinde çevrenin de etkisi vardır. Bu konu göz önünde bulundurularak İzmir hastaneler özel olarak tasarlanmaktadır. Hastanelerin mimarisi, hasta odalarında kullanılan renkler, hastanenin temizliği hastaları etkilemektedir. Birçok hasta bu konuya oldukça önem verir. Mesela hasta odalarında kullanılan renklerin hastaları rahatlatıcı özellikte olması gerekir. Renklerin insan psikolojisi üzerinde etkileri bulunmaktadır. Her renk insanlarda farklı duygular uyandırmaktadır. Kimi renkler insanları sakinleştirirken kimi renkler de heyecanlandırır. Bu konu göz önüne alınarak hasta odalarının uygun renklerde boyanması gerekir. Mesela Hasta ameliyata gireceği için zaten heyecanlı hissetmektedir. Üzerinde siz hasta odasını da heyecan verici bir renge boyarsanız bunun sonuçları çok kötü olabilir. Hasta odalarının onarlın psikolojilerini rahatlatacak, sakinleştirecek renklere boyanması gerekir.  İzmir özel hastaneleri bu konuya dikkat etmektedir. Turuncu renk heyecan verici, mutluluk verici, dinamik, dikkat çekici bir renktir. Kırmızı renk ise hareketlilik veren, mutluluğu simgeleyen bir renktir. Pembe renk neşe ve mutluluk vericidir. Bu nedenle hasta odalarında pembe renk kullanılmasında bir sakınca yoktur. Ayrıca dinlendirici bir renk olduğundan dolayı da göz yormayacaktır. Pembe kişilerde mutluluk hissi uyandıracak ve hastaların psikolojilerinin daha sağlıklı olmasını sağlayacak bir renktir. Yeşil renkte iç açıcı ve güven veren bir renktir. Bu nedenle hastanelerde kullanılmasında bir sakınca yoktur. İzmir hastaneleri yeşil rengi hastanenin tasarımında kullanabilirler. Hasta odalarının tasarımlarının yanında temiz olması da oldukça önemlidir. Günlük olarak temizlik yapılması hastaların enfeksiyon kapmasını önleyecektir. Hastane odalarının diğer birçok yere göre çok daha temiz olması gerekir. Hastaların mikrop kapması oldukça tehlikelidir.

 

Ameliyat geçiren kişilerin enfeksiyon kapmaları çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle hastaların temiz ortamlarda bulundurulması gerekir. İzmir hastane ve tıp merkezleri bu konuya oldukça özen göstermektedir. İzmir hastaneleri her bakımdan donanımlıdır. İzmir hastaneleri güncel olan teknolojik gelişmeleri oldukça yakından takip etmektedir. Günümüzde birçok hastalığa yeni tedavi yöntemleri bulunmuştur. Bu tedavi yöntemlerinde kullanılan aletler her geçen gün değişmektedir. Teknolojinin artmasıyla beraber kullanılan aletlerde farklılık göstermekte ve bunların takibi zorlaşmaktadır. Fakat İzmir hastaneleri bu konuda oldukça başarılıdır. Gelişen teknolojiye ayak uydurmakta ve kullanılan yeni aletlerin temin edilmesini sağlamaktadır. Birisi günümüzde en çok rastlanan hastalıklardan birisi kanserdir. Kanserde uygulanan tedavi yöntemlerinin birçok basamağı vardır. Kanser tedavisinde kişilere ameliyattan sonra çeşitli tedaviler uygulanmaktadır. Bu tedaviler genellikle radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi şeklindedir. Ve daha birçok ek tedavi uygulanabilmektedir. Bu tedavilerin uygulandığı cihazlar gün geçtikçe farklılaşmaktadır. Kanser tedavisinde kullanılan teknoloji oldukça ileri seviyelere taşınmıştır. Hastaların en az zararla bu hastalıktan kurtulmaları sağlanmaktadır. Hastaların gördükleri ışın tedavilerinden etkilenmemeleri için bu ışınların zarar verici yanının en aza indirilmesi gerekir.  Bunun için de teknolojik çalışmalar yapılmaktadır.  Ve çok başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmalar sonucunda elde edilen bu cihazların başarılı şekilde hastanelerde kullanılması gerekir. Özel İzmir hastanesi doktorları bu konuda oldukça başarılıdır. Yenilenen bu cihazları başarılı şekilde kullanabilmektedir. Tabi bunun öncesinde hizmet içi eğitim almaktadırlar. Özel İzmir hastanesi genel cerrahi doktorları kanser ameliyatlarında da çok başarılı olmaktadırlar. Teknolojinin ilerlemesi ve doktorların üstün başarılarıyla birlikte kanser hastalığından kaynaklanan ölüm sayıları azalmaya başlamıştır. Özellikle de meme kanserinde ölüm oranları çok azalmıştır. Burada etken tanı da çok önem taşımaktadır. Bu konuda hastanelerin özellikle de bayanları bilinçlendirici çalışmalar yapması gerekir. İzmir hastaneler bu konuda çalışmalarını sürdürmektedir. Bayanların meme kanseri konusunda bilinçli hale gelebilmesi için İzmir hastane haberleri bu konuda bilinçlendirici görev üstlenmektedir. Bayanların bilinçlenmesinin sağlanmasında sosyal medyanın oldukça önemi vardır. Hastanelerinde üzerin düşen bu görevi en iyi şekilde yapması gerekir. Önemli olan kansere yakalandıktan sonra hastaneye gelmek değil yakalanmadan önce kontrol yaptırmaktır. Bu nedenle düzenli olarak bayanların kontrollerini yaptırmaları gerekir. İzmir hastane check up konusunda da hastalara yardımcı olmaktadır. Kanser tedavilerinde kanserin derecesi çok önemlidir. Erken fark edildiği zaman tedavi daha iyi sonuç vermektedir.

Bu nedenle kanserin erken fark edilmesi çok önemlidir. İlk aşamadaki kanserler diğer bölgelere sıçrama göstermeden fark edildiğinde kişilerin büyük oranda ölümüne sebep olmamaktadır. Bu nedenle kontrollerinizi aksatmamalısınız. Gelişen teknolojiyle beraber artık hastanelerden randevu almak da çok kolaydır. İzmir hastaneleri randevu alma bölümünden randevunuzu evinizden alabilirsiniz. Sitelerde bulunan İzmir hastane online randevu seçeneğiyle kolaylıkla randevu alabilirsiniz.

Büyükşehir olduğu için İzmir hastane bakımından zengin bir ildir. Birçok özel hastane bulunmaktadır. Buradaki hastaneler hastalara çok kaliteli şekilde hizmet sunmaktadır. Hastanelerin kapasitesi oldukça geniştir. İzmir hastane yatak sayıları hastaların taleplerini karşılayacak şekildedir. İzmir hastane bölgesine göre yatak sayıları değişiklik gösterebilir. İzmir özel hastane adresleri merkeze yakınsa hastane daha çok talep görmektedir. Bu nedenle de buradaki İzmir hastane yatak sayılarının talebi karşılayacak şekilde olması gerekir. Hastanelerin yatak sayılarının belirlenmesinde bulundukları adresin önemi vardır. Çevrede bulunan istihdam sayısına göre ortalama yatak sayıları oluşturulmaktadır.

İzmir hastaneler konusunda zenginliğe sahip olan bir şehirdir. Sahil kenti olmasından dolayı nüfusu fazladır. Burada istihdam eden kişilerin taleplerini karşılayabilmek için birçok hastane kurulmuştur. İzmir hastane ve poliklinikler bakımından oldukça zengindir. Bu nedenle İzmir hastaneleri listeleri oluşturmaya kalkarsanız bu liste bayağı uzun olacaktır. İzmir özel hastaneler listesi de bayağı kapsamlıdır. Çok fazla olsa da yine de her ihtimale karşı bulunduğunuz bölgeye yakın olan İzmir hastaneleri listesi evinizin bir köşesinde bulunsun. İzmir özel hastaneler telefon numaraları da listenizde bulunsun. İzmir hastane numaraları listede bulunurda acil bir durumda numara aramak zorunda kalmazsınız. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte telefonlarda kullanılan uygulamalarda farklılık gösterdi. İzmir hastaneleri haritası telefonlarınızda bulunan uygulamalar sayesinde çok rahat erişebileceğiniz konuma geldi. İzmir hastaneleri telefon numaraları ve İzmir hastane adresleri telefonlarınızda bulunan özellikler sayesinde çok rahat erişebileceğiniz konumda.

İzmir hastaneler konusunda oldukça gelişmiştir. Ameliyathaneler ve yoğum bakım üniteleri de çok yetkin bir şekilde hizmet vermektedir.  Doğum olanakları da eskiye nazaran çok iyidir. Doğum yapacak bayanların doğum öncesinde sancılarını azaltmak için özel hastanelerde sağlık havuzu bulunmaktadır. Hastanede özel doğum odaları da mevcuttur. Bayanlar çok rahat ortamda doğum yapmaktadırlar. Doğum öncesi süreci de çok iyi ve konforlu bir şekilde atlatmaktadırlar. Uzun yıllardan beri hizmet veren hastanelerde hasta ve ziyaretçiler için konforlu ortamlar sağlanmıştır. Hastanelerde hasta yakınları içinde yatak donanımı bulunmaktadır.

 

Birçok hastane uzun yıllardan beri hizmet vermektedir ve gün geçtikçe alt yapısını ve olanaklarını geliştirmektedir. Yeni sistemleri takip etmekte ve bunları en iyi şekilde hastalara sunmaktadır. Teknoloji alanında uluslar arası standartlarla eş değerde bulunmaktadır çoğu hastane. Hastaneler bulundurdukları teknolojik imkânlar sayesinde hastalara çok kaliteli hizmetler sunmaktadır. Hastanelerin teknik alt yapısı İzmir özel hastane fiyatları üzerinde etkilidir. Fakat İzmir özel hastane ödemeleri hastaların mağdur olmamaları için uygun ödeme seçenekleriyle hastalara sunulmaktadır. Birçok avantajlı ödeme imkânlarıyla hastaların zor durumda kalmaması sağlanmaktadır. İzmir özel hastane muayene ücretleri de hastaları zorlamayacak şekildedir. Bazı hastanelerin bulundukları konuma ve yaptıkları üne göre fiyatları yüksek olabilmektedir.

İzmir hastaneler konusunda olduğu kadar doktorlar konusunda da ileri olan bir kenttir. Hastanelerde çalışan hekimlerin çoğu alanlarında uzmanlaşmıştır. Hastaların en iyi şekilde tedavi olmalarını sağlayarak kaliteyi çok arttırmaktadırlar. Alanında uzmanlığını kanıtlamış olan doktorlar daha iyi tedavi uygulamaktadırlar. Ve tedavilerin yan etkileri daha az ortaya çıkmaktadır. Doktorların tedavi sırasında oluşabilecek herhangi bir komplikasyonda yerinde müdahale edebilmesi oldukça önemlidir. Özel hastaneler uzman kadroya çok önem vermektedir.  Bünyelerinde bulunan alan doktorlarının hepsi alanında uzman olan hekimlerdir. Böylece hastaların daha az riskle tedavi olmaları sağlanmaktadır. Doktorlar mesleklerini icra ederken oluşabilecek riskleri de göz önünde bulundururlar. Ve bu risklerin ortaya çıkması halinde nasıl müdahale etmeleri gerektiğini bilmek zorundadırlar. Burada doktorun tecrübesi ön plana çıkmaktadır. Risk faktörünün azalması doktorun ameliyatta kullandığı yöntemin etkinliğine bağlıdır. Doktor ameliyatta kullandığı yöntemleri iyi seçiyor ve uyguluyorsa büyük oranda sorun oluşmayacaktır. Hastaların iyi şekilde tedavi edilmesi için doktorların yaptıkları işlemleri özenerek yapması ve önemsemesi gerekir. Böylece işlemlerin sonuçları daha başarılı olacaktır. Doktorların görevi oldukça zordur. Çünkü yapacakları en ufak bir yanlışlık insan hayatına mal olabilir. Doktorlar bunun sorumluluğunu iyi bilmektedir. Ve hata yapmamak için ellerinden geleni yaparlar.

Hastanelerin birçoğunda bütün bölümler bulunmaktadır. Bölümlerde alanlarında uzman doktorlar çalışmaktadır. Hastaların yakalandıkları hastalıklara yönelik birçok tedavi imkânları sunulmaktadır. Günümüzde tedavi seçenekleri çok geniştir. Birçok hastalığın birden fazla tedavi imkânı bulunmaktadır. Hastanelerde de teknik imkânlar el verdiğince bu tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Doktorlar gelişen yöntemler konusunda bilgi sahibi olmakta ve bunlar hastalarına en iyi şekilde uygulamaktadırlar. Tedavi yöntemleri hastalara en iyi şekilde uygulanmaktadır.

Hastalık hayatımızın bir parçası ve hayatımızın bir döneminde ister büyük ister küçük olsun bir hastalığa yakalanma olasılığımız çok yüksektir. Bazı hastalıklar bayanlarda görülürken bazı hastalıklarda erkeklerde görülmektedir. Bayanlarda görülen birçok jinekolojik hastalık bulunmaktadır.

  1. Bayanlarda Görülen Jinekolojik Hastalıklar ve Tedavileri

Endometriozis : Endometriozis bayanlarda görülen hastalıklardan birisidir. Rahmin iç tabakası olan ve bebeğin yerleştiği yatak olarak bilinen endometruim adlı tabakanın rahmin dışında anormal olarak bulunmasıdır. Bu hastalığın tanısı patolojik inceleme sonucunda biyopsi sonrasında konulmaktadır. Bu hastalığın tanısı ultrason, muayene ya da smear testi ile konulamaz. Bu hastalığın görülme oranı düşüktür. Fakat yüzde 30-40 oranında çocuk sahibi olmayan bayanlarda görülmektedir. Bu hastalığın neden olduğu henüz tam olarak bilinmemektedir. Fakat bazı durumların neden olabileceğine dair ortaya tezler atılmıştır. Geriye adet olmak bu hastalığa neden olabilmektedir. Rahim ile içinin birbirine dönüşmesi, rahim içi hücrelerin kana karışıp yayılması, ailevi yatkınlık, aşırı şişmanlık bu hastalığa neden olabilmektedir. Bu hastalık yumurtalıklar, tüpler, rahmin dış yüzünde, bağırsaklarda, rahim arka tarafından bulunabilir. Bunların dışında vücutta çok farklı yerlerde de görülebilmektedir. Endometriozis ağrılı cinsel ilişkiye neden olabilmektedir. Endometriozis hastalığına yakalanmayı azaltan faktörler de bulunmaktadır. Bu faktörler arasında sigara, aşırı egzersiz, 1’den fazla doğum yapmak, zenci olmak vardır. Adet dönemlerinde bayanların şiddetli ağrı duymalarına neden olmaktadır. Cinsel ilişki sırasında çok ağrı olması görülen belirtiler arasındadır. Gebe kalma şansını da azaltmaktadır.

Endometriozis hastalığının kısırlığa yol açma imkânı vardır. Endometriozis tüpleri, yumurtalıklar ve bağırsakların birbirine yapışmasına neden olan duruşlarını ve fonksiyonlarını bozar. Bu durum yumurtanın tüplerden geçmesini zorlaştırır. Ancak Endometriozis tüpleri tam olarak tıkamaz. Bu nedenle rahim filmi ile hastalığın tam olarak tanısı koyulamaz.

Bu hastalığın tedavisinde hormonal tedaviler ve cerrahi tedaviler uygulanmaktadır. İzmir hastaneleri listesi araştırılarak burada çalışan doktorlar taranabilir. Ve bu konuda en uzman doktorlara ulaşılabilir. Bu hastalığın tedavi aşaması oldukça önemlidir. Ve yetkin doktorlar tarafından yapılması gerekir. hormonal tedavilerde değişik ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak bu ilaçların kötü yan etkisi vardır. Bu ilaçların hepsi bayanın yumurtalıklarını çalışmasını durdurmayı kendine hedef seçmiştir. Bu tedavi yaklaşık olarak 3-6 ay arasında sürmektedir. Bu tedavi sayesinde hasta kanama dönemi yaşamaz. Böylece endometriozis odakları sessiz kalır ve iyileşir. Hormon tedavisi hastalarda ateş basması, vajinal kuruluk ve kemik erimesi şikâyetlerinin yaşanmasına neden olabilir.

 

Yumurtalık kistleri: hemen hemen her bayanda hayatlarının bir döneminde yumurtalıklarında kist oluşumu gerçeklemektedir. Bu kistlerin bazıları iyi huylu bazıları ise sakıncalıdır. Kistleri yapı itibariyle birbirinden farklılık göstermektedir. Oluşum nedenlerine göre de çeşitlere ayrılmaktadırlar. Büyük oranda yumurtalık kistleri herhangi bir şikayete neden olmamakta ve ultrason görüntüsü sırasında ortaya çıkmaktadır. Bazı kistler ise şiddetli karın ağrısına neden olarak kendini göstermektedir. Vücudumuzdaki hemen hemen her bölgede kist oluşumu gerçekleşebilmektedir. Fakat yumurtalık dışındaki organlarda kist oluşmuşsa bu daha çabuk belirti verir. Bunun nedeni ise bu organlarda kist meydana geldiğinde organların fonksiyonlarını bozmasıdır. Yumurtalık kistlerinde ise bu çoğu zaman olmaz. Bazıları buna neden olurken bazıları olmaz.

Kistlerin oluşumu çok farklılık göstermektedir. Hormon bozukluğu sonucunda kişilerde kist oluşabilmektedir. Normalde her adet döneminde yumurtalık içerisinde 2-3 santim boyutlarına ulaşan ve içerisinde bayanın yumurtasını içeren kistler oluşur. Bu kistlerin tıp dilindeki adı folikül kistidir. Folikül kistinin çatlaması ile yumurta açığa çıkar. Fakat hormon bozukluğu olan kişilerde bu kistler çatlamaz ve daha sonra büyümeye devam ederek farklı kistlerin oluşmasını sağlarlar.

Diğer kist çeşitleri ise şunlardır; hemorajik kist, çikolota kisti, polikistik over, tuboovaryan apse, kanser nedenli oluşan kistler, seröz ve müsinöz kistadenom, dermoid kistler, korpus luteum kisti, teka lutein kisti, basit kist.

Kisti olma riski taşıyan bayanlar yumurtlama çağında, annesinde yumurtalı kanseri olan, annesinde veya kendisinde meme kanseri olan, adet dönemi yeni başlayan bayanlardır.

Kistlerin büyük kısmı şikâyete neden olmamaktadır. Rutin ultrason sırasında kendilerini belli ederler. Fakat bazı şikayetlerin nedeni kistler olabilmektedir. Adet düzensizliği, karın ağrısı, kasık ağrısı, cinsel temas sırasında ağrı, bel ağrısı, karında şişkinlik, sindirim sistem bozuklukları, kabızlık, sık idrara çıkma, idrar yolu şikayetleri, ani karın ağrısı ve bulantının bir arada olması, ani başlayan ve bacaklara yayılan kramp tarzındaki ağrılar kistlerin yan etkileri olabilmektedir. Bu şikâyetlerin görülme durumu kistin türüne göre değişiklik göstermektedir. Kistin türü belirlendikten sonra tedavi imkânları göz önüne alınır. Kistlerin tanısı koyulurken genelde ultrasondan yararlanılır. Kistin tanısı konulduktan sonra nasıl bir yol izleneceğini belirleyen faktörler vardır. Hastanın yaşı, kitlenin büyüklüğü, şekli, saf kist ya da solid yapıda oluşu, etrafa yapışık olup olmadığı, hassasiyet olup olmaması, karın içerisinde sıvı toplanıp toplanmaması gibi faktörler değerlendirilerek kimi hastalar ameliyat edilir. Kimi hastalar ise takibe alınır. Tedavi yöntemi kistin çeşidine göre farklılık gösterir. Yumurtalık kisti ameliyatları genele zor ameliyatlar değildir.

 

Kist ameliyatlarının yapılma şekilleri de farklılık gösterir. Ciddi olarak kanser düşünülmüyorsa, dermoit kist bile olsa laparoskopik yaklaşım ile ameliyat yapılmalıdır. Bu yöntemin uygulanacağı durumda kist boyutu genel olarak 10 santim altındaki kistler olarak tercih edilmektedir. Daha büyük kist oluşumlarında ise açık ameliyat olunması gerekir.

Kistleriniz ameliyat olmayı gerektirmiyorsa ve takip altına alınmışsa 2 ayda bir adet bitimi ultrason çektirmeniz gerekir. Eğer doktorunuz gerekli görürse CA 125 düzeyini ölçtürmenizde fayda vardır. Ek olarak diğer kan testlerini de yaptırmalısınız.

Kisti takibe alınan bayanların dikkat etmeleri gereken bazı hususlar vardır. Spor faaliyetlerini kısıtlamaları gerekir. Aşırı hareketli yolculuklara kalkışmamalısınız. Ağrınız olduğunda ilaç almadan önce doktorunuza başvurmalısınız. Gelip gelip geçen bulantı ve kusmanın olduğu durumlarda doktorunuza başvurunuz.

Kötü huylu olma riski fazla olan kistler; iki taraflı, katı, yapışık, düzensiz yüzeyli, hızlı büyüme eğiliminde olan kistlerdir. Bu kistler genelde kötü huylu çıkmaktadır.

Kistlerin alındıktan sonra tekrarlama olasılığı vardır. Kistlerin tekrarlaması, kistlerin cinsine, ameliyatta kullanılan yönteme ve ameliyatı yapan doktora göre değişiklik göstermektedir. Kisti alınan hastalar daha sonrasında takip altında tutulmalıdır. Herhangi bir kist oluşumunun tekrarlanıp tekrarlanmadığını anlamak için bu önemlidir. Yılda iki kez 6 ay ara ile takiplerinin yapılması gerekir. Bu takipleri aksatamamalısınız. Herhangi bir şikâyetiniz olmasa bile bu kontrolleri yaptırmanızda fayda vardır. Bu takipler sayesinde oluşabilecek kistler erkenden fark edilebilir.

Kist çeşitleri arasında bir de çikolata kisti bulunmaktadır. Bu kist çeşidi endometriozisi olan bayanlarda görülmektedir. Bu bayanların yumurtalıklarında bazen çok büyük boyutlara ulaşan ve içerisinde çikolataya benzer yapıda kan içeren kistler oluşmaktadır. Bu kistlere çikolata kistleri denilmektedir. Endometriozisi olan bayanların yüzde kırkında bu kistler görülmektedir. Bu kistler ultrasonda fark edildikten sonra kedin tanı koymak için laparoskopi yapılır. Çikolata kistlerinin enden olabileceği birçok tehlikeli durum bulunmaktadır. Çikolata kistleri yumurtlamayı bozar, yumurtalığı ortadan kaldırır, yumurtalığın kendi etrafından dönemsine neden olur, yumurtalığı yırtabilir. Bu durumlar oldukça sakıncalıdır. Bazı durumlarda çikolata kistlerinin tedavisi takip şeklinde yapılabilmektedir. Fakat çoğu kez bu geçerli değildir. 2-3 santimin altındaki kistlerde takip yöntemi uygulanabilmektedir. Fakat bu çoğu zaman yapılmamaktadır. Çikolata kistlerinin tek tedavisi laparoskopik olarak kistin tüm duvarlarının çıkarılmasıdır. Bu çıkarımın tam olarak yapılamaması halinde ameliyattan sonra 3 ile 6 ay arasında kist tekrar oluşacaktır. Bu nedenle işlemin çok dikkatli yapılması gerekir.

 

İzmir hastane rehberi kontrol edilerek bu konudaki en iyi hastaneleri gözden geçirebilirsiniz. Eğer böyle bir hastalığınız varsa tedavinin en iyi şekilde uygulanması önemlidir. Tedaviyi yapacak doktorun da oldukça önemi vardır. Bu nedenle seçeceğiniz hastane ve doktor oldukça önemlidir. Kistin tedavisinin doğru şekilde yapılmaması tekrarlamasına neden olabilir. İzmir hastanelerinde bulunan doktorlar oldukça kaliteli ve alanlarında uzmandır. Bu tedavilerin İzmir hastanelerinde en iyi şekilde yapılacağına emin olabilirsiniz. Hasta olarak kendinizi emanet edeceğiniz doktora güvenmeniz oldukça önemlidir. Doktorunuza güvendiğiniz zaman sonuçların iyi olacağını düşünürsünüz. Böylelikle tedavi sürecindeki stresiniz biraz da olsa azalacaktır.

Adet hastalıkları: bayanların genelde her dört haftada bir adet görmeleri gerekir. Bu adet dönemi yaklaşık olarak 3-5 gün arasında sürmektedir. Fakat burada bireysel farklılıklar söz konusudur. Bazı bayanların adet süreleri değişiklik gösterebilmektedir. Önemli olan bayanların bireysel farklılıklarının normal sınırların altına düşmemesi ya da üzerine çıkmamasıdır. Adet döneminde bayanlarda sancı olabilmektedir. Bazı bayanlar bu dönemi rahat şekilde atlatırken bazıları ise daha ağrılı olarak atlatmaktadır. Sancı ve kramp adet döneminde görülebilmektedir. Fakat adet döneminde yoğun sancı, yoğun ağrı, bulantı ve kusma yaşıyor yataktan çıkamayacak konuma geliyorsanız bu durumda bir doktora başvurmanız faydalı olacaktır. Âdetin görülme zamanı bazen bir iki gün erken bazen de bir iki gün geç olabilmektedir. Bu kişiden kişiye değişiklik gösterir. Önemli olan bu sınırların normal olmasıdır. Bu nedenle adet takibinizi iyi yapmalı ve not almalısınız. 21 ile 35 gün arasında olan kanamalar normal sınırlarda kabul edilmektedir. Fakat bu sınırların dışına çıkıyorsanız altına yatan bir sorun olabilir. Eğer adet döneminiz bu sınırların dışında kalıyorsa doktora başvurmanızda fayda vardır.

Adet dışında ara kanama yaşıyorsanız bu durum tehlikeli olabilmektedir. Özellikle cinsel ilişki sonrasında bir iki damla kan gelmesi tehlikeli durumların oluşabileceğini göstermektedir. Ara kanamanın nedenleri; rahim ağzı lezyonları, rahim kanseri, rahim ağzı kanseri, enfeksiyonlar, polipler, vajinal yaralar, siğiller, yumurtlama, yumurtalık yetmezliği, spiral kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı olabilmektedir.

Bazı bayanlarda adet düzensizliği görülebilmektedir. Yeni adet görmeye başlayan ergenlik çağındaki kişilerde adet düzensizliği görülebilmektedir. Myomu olan bayanlar adet düzensizliği yaşayabilirler. Stres ve seyahat geçici olarak adet düzensizliğine neden olabilir. Doğum kontrol hapına yeni başlayan ve bırakan bayanlarda adet düzensizliği görülebilir. Üç aylık iğne kullanan bayanlar bazen 6-12 ay arasında adet olmayabilir. Ve Bu bayanlarda adet düzensizliği görülebilir. İğnenin kullanımı devam ettikçe adet düzensizliği devam edebilir. Bu durumda doktora danışmakta fayda vardır.

Spiral kullanan bayanlarda genelde ilk 6 ayda adet düzensizliği görülmektedir. menepoza yakın bayanlarda adet düzensizliği görülmektedir. Emziren bayanlarda adet düzensizliği görülmektedir. Prolaktin hormonu yüksek olan bayanlarda adet düzensizliği görülmektedir. PKOS olan bayanlarda adet düzensizliği görülmektedir. Rahim duvarı kalınlaşmış olan bayanlarda adet düzensizliği görülmektedir. Ani kilo alıp veren bayanlarda adet düzensizliği görülmektedir.

Adet döneminde bayanların kesin olarak cinsel ilişkiye girmemeleri gerekir. Çünkü bu evrede bayanların genital sisteminin tümünün mikrop kapma ihtimali oldukça yüksektir. Bu dönemde kadınlar mikroplara karşı daha duyarlıdır. Bu nedenle oldukça dikkat edilmesi gerekir. Ve bayanların adet dönemlerinde kesinlikle ilişkiye girmemeleri gerekmektedir.

Adet sırasında ağrılarınızda dolayı ağrı kesici içmek pek de doğru bir yaklaşım değildir. Aspirin kanamanın artmasına neden olacaktır. Bunu dışındaki ağrı kesiciler ise ileri derecede kanamanın azalmasına neden olacaktır. Bunların dışında antibiyotik kullanımı da önerilmez. Adet döneminiz çok ağrılı geçiyorsa bu durum için ilk önce doktorunuza başvurmalısınız. Altında yatan bir sebebin olup olmadığı iyi şekilde araştırılmalıdır. Eğer sakıncalı bir durum yoksa doktorunuza size bazı tavsiyelerde bulunabilir.

Adet döneminde meydana gelecek olan kanama miktarı kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Fakat bazı bayanlarda kanama normalden az olabilmektedir. Bu durumun altında yatan sebepler vardır. İlk olarak menopoza girmeye yakın olmak kanama miktarını azalmasını sağlar. Bu durum en zararsız nedenler arasındadır. 40 yaşından önce olan adet kanamasının azalması ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. 40 yaşında önceki menopozlar erken menopoz olarak tanımlanmaktadır. Bu durumun bayanlara kötü getirileri olabilmektedir. İlk olarak kemik erimesine neden olur.

Bayanlardaki adet kanamasını az olasının nedeni bir de tekrarlayan kürtajlar sonrasında rahim içinde yapışıklık oluşmasıdır. Bu durum oldukça ciddi bir durumdur. Ve adet görmenizi kısıtlar ya da tamamen adet görmenizi engeller. Bu durumun oluşmaması için kürtaj operasyonunun çok dikkatli şekilde yapılması gerekir. Kürtajda kullanılacak olan yöntemler çok önemlidir. Günümüzde kürtaj için vakumlu yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler bayanların daha az zarar görmesini sağlamaktadır. Fakat eskilerde kullanılan yöntemler bayanların üzerinde daha yüksek oranlarda olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Kürtaj operasyonunda yeni yöntemlerin kullanılması önemlidir. Ayrıca kürtajı gerçekleştirecek olan doktorunda çok önemi vardır. Kürtaj işlemi doğru yapılmadığı takdirde tekrarlanmak zorunda kalır. Bu işlemin tekrarlanması da kötü sonuçlar doğurabilmektedir. İşlemin tekrarlanmaması için bu işte en iyi doktorları bulmanız gereklidir. Kürtaj işlemini gerçekleştirecek olan doktorun alanında uzman olmasının bir hayli önemi vardır.

Adet öncesinde bayanlarda gerginlik sendromu yaşanabilmektedir. Bu durum bir hastalıktır. Buna kısaca PMS denilmektedir. PMS yumurtlama ile regl döneminde yaşanan belirtileri içermektedir. Adetten 7-10 gün öncesinde başlar ve adetin görülmesiyle birlikte sona erer. PMS her bayanda farklı belirti ve semptomlara neden olabilmektedir. Bu şikayetler her ay adet öncesinde ortaya çıkmaktadır. PSM belirtileri, hafif, orta, şiddetli şekilde olabilmektedir. PMS’nin fiziksel belirtileri şunlardır; karın şişkinliği, göğüslerin şişkinliği ve hassaslığı, diz, dirsek ve parmaklarda su toplanması, iştahın artması, baş ağrısı, kabızlık,susama, mide bulantısı.  PMS’nin ruhsal belirtileri ise şunlardır; bitkinlik, depresyon, kızgınlık, konsantrasyon bozukluğu, kendini beğenmeme, çabuk sinirlenme, asabilik, cinsel istekte değişme, sosyallikten uzaklaşma, doğal aktivitelere olan ilginin azalması.

Bu rahatsızlığı tedavisi iki şekilde yapılmaktadır. Birincisi diyet, egzersiz ve stresten uzak durma ikincisi ise ilaç tedavisidir. Kişilerin egzersiz yapmaları sadece genel sağlığı düzeltmez aynı zamanda endorfin hormonu salgılanmasını da sağlar. Haftada 3-5 kere yarım saatlik egzersizler yapmanız oldukça faydalı olacaktır. Egzersiz türünü kendiniz belirleyebilirsiniz. Egzersiz yapmak hem vücudunuzun daha biçimli olmasını sağlayacak hem de size mutluluk verecektir. Daha az tuz, rafine şeker, kırmızı et ve yağ tüketirseniz daha sağlıklı olacaksınız. Adet döneminize yaklaştığınızda daha çok maydanoz yemenizde fayda vardır. maydanozun vücuttan su atıcı etkisi bulunmaktadır. Aynı zamanda yaşamınızı kaliteli hala getirmeye her şeyi kendinize stres yapmamaya çalışın. Stresten uzak durduğunuz zaman her şey daha yolunda gidecektir. PMS hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar farklılık göstermektedir. Kullanacağınız ilacı doktorunuz belirlemelidir. PMS tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar şunlardır; Seratonin Agonistleri, opioid artırıcı ajanlar, anksiyolitikler ve antidepresanlar, diüretikler, B vitamini, oral kontraseptifler, medroksiprogesteron asetat.

Bayanların herhangi bir sağlık problemi olmadığı takdirde adet görmeleri gerekir. belirli bir dönemden sonra adetten kesilirler. Bunun adına da menopoz denmektedir. Fakat bayanların menopoz dışında adet görmemelerini sağlayacak bazı hastalıklarda bulunmaktadır. Rahim içi yapışıklık, süt hormonu salan tümör, polikistik over sendromu, tiroit bezi hastalıkları, doğum sırasında aşırı kanama olması, kanser tedavileri, aşırı zayıflama, aşırı üzüntü, ciddi depresyon, ağır spor yapmak, ani kilo değişimleri, ciddi diyet uygulamaları adetten kesilmeye neden olabilmektedir. Adet görememe tedavisi nedenlerine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Doktorlar ilk öncelikle bu durumun neden kaynaklandığını araştırırlar. Ve daha sonrasında buna uygun tedavi seçeneklerini ortaya koyarlar.

İzmir hastane isimleri göz önüne alındığında bu konuda öne çıkan belli isimler vardır. buralarda tedavinizi en iyi şekilde olabilirsiniz.

İzmir Hastanesi Karataş'tır.

Tıbbi Birimler

Yenilenen Hekim Kadrosu

* Gebeliğe Hazırlık Testleri * Gebelik Takibi * Gebelerde detaylı II. Düzey Ultrason Doppler İncelemesi * Gebelerde 4 boyutlu Ultrason * Gebelerde Uygulanan Testler ( İkili/ Üçlü/Dörtlü Test/ MSAFP )

Bebeğiniz Emin Ellerde

*Amniyosentez (Bebekten Sıvı Alınması) * Normal Doğum * Epidural İğne ile Ağrısız Normal Doğum * Sezeryan * Doğum Sonrası Kontrol Muayenesi

Alanında Uzman Doktorlar

* Jinekolojik Muayene ve Ultrason * Jinekolojik Ameliyatlar * Servikal Smear Testi ( Rahim Ağzı Kanser Tarama Testi) * Hormon Tahlilleri

Son Teknoloji Sistemler

* Aile Planlaması Danışmanlığı * Spiral ( RİA) Takılması & Çıkarılması * İnfertilite (Kısırlık)Tedavisi * Menapoz Dönemi Tetkikleri ve Tedavisi

Doğum Hakkında Bilgiler

Bu alanda Özel Karataş Hastanesi doktorlarının sizler için cevapladığı soruların yanıtlarını bulacaksınız.

  • 1

    Amniyosentez, karın üzerinden girilen bir iğne aracılığı ile rahim içerisine ve bebeğin içinde yüzdüğü amniyotik sıvıya ulaşarak buradan sıvı alınması işlemidir. Amniyotik sıvı, anne karnındaki bebeğin hücreleri ve bebek tarafından üretilen biyokimyasal maddeleri içerir. Bebeğin kromozomlarının bozuk olabileceği şüphesinin yüksek olduğu durumlar, anne veya baba adayının bilinen genetik bir bozukluğu olması,gebelik süresince yapılan testlerde tespit edilen bazı sorunlar ve daha önce kromozom bozukluğu saptanmış gebelik öyküsü olması halinde bu uygulamaya başvurulur. Alınan sıvı ile fetal hücreler ve biyokimyasal maddeler rahatça incelenebilmekte ve böylelikle bebeğin kromozom yapısı konusunda istenilen bilgilere ulaşılabilmektedir. Bununla beraber olası metabolik hastalıkların tanısı konabilmekte ve genetik hastalık taraması yapılabilmektedir

  • 1

    Bebeğin gelişimi ve anne adayının vücudunda meydana gelen değişiklikleri saptamak için gebelik takibi çok önemlidir. Gerçekleştirilen doktor muayenelerinde, riskli bir gebelik yoksa ultrasonografinin her defasında yapılması şart değildir ancak anne adayı kendini psikolojik olarak bu şekilde iyi hissediyorsa yapılmasında da bir sakınca yoktur. Ancak riski yüksek bir gebelik söz konusu ise veya bebekte gerilik şüphesi var ise tüm hamilelik süresi boyunca normalde 3-4 defa yapılması yeterli olan ultrason muayenesinin miktarı, hekim isteği üzerine sıklaştırılabilir. Riskli bir gebelikte her defasında ultrason muayenesi yapılmasının avantajı gelişme geriliği gibi anormal durumların tanısının önceden konulabilmesidir.

  • 1

    Miyomlar rahimde, kistler ise yumurtalıklarda görülmektedir. Tüm kadınlar yılda bir servikal smear testi yaptırmalıdır. Düzensiz kanama, kasıklarda ağrı, kanama miktarındaki değişiklikler myom/kist habercisi olabilir. Bu şikayetlere sahip kişilerin Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurarak detaylı bir muayeneden geçmesi gerekir. Hastaya USG (Ultrason) çekilerek teşhis konur. Kisti olan hastalar tedavi edilmezse ağrıları artabilir, kansızlık gelişir ve kistte büyüme olabilir. Tedavi kistin şekline göre değişkenlik gösterir.